New York Fed Yabancı Varlık Rezerv Değişimi
NY Fed'de Tutulan Yabanci Varlıklar: 2012-2026 Verisinin Anatomisi
Grafiğin Teknik Arka Planı: NY Fed Saklama Hesapları Nedir?
New York Federal Reserve, yabancı merkez bankalarına ve uluslararası kuruluşlara (IMF, BIS, Dünya Bankası gibi) saklama (custody) hizmeti sağlar. Bu hesaplarda tutulan varlıklar, ilgili kurumun kendi adına satın aldığı ABD Hazine tahvillerini temsil eder. Fed her hafta H.4.1 istatistik bülteninde bu bakiyeleri kamuoyuyla paylaşır.
Metodolojik sınır: NY Fed saklama verisi, tüm yabancı resmi sektörün ABD'de tuttuğu Hazine varlıklarını yansıtmaz. Belçika'daki Euroclear gibi başka saklama platformlarını kullanan merkez bankaları bu rakamlara dahil değildir. TIC (Treasury International Capital) sistemi daha kapsamlı olmakla birlikte, gecikmelidir. Grafikteki düşüş, mutlak anlamda toplam yabancı resmi Hazine stoğundaki gerilemeye kıyasla daha sınırlı bir kümeyi gösteriyor.
Dönem Dönem Okuma: Grafiğin Anlatısı
2021 Sonrası Düşüşün Mekanizmaları
1. Faiz Döngüsü ve Kur Savunması Satışları
Fed'in Mart 2022'de başlattığı hızlı faiz artışı, Japonya ve gelişmekte olan ekonomileri için ikili bir baskı yarattı. Bir yanda Yen, Won, Real gibi paralar dolar karşısında değer yitirirken; öte yanda mevcut Hazine portföylerinin piyasa değeri düşüyordu. Japonya Merkez Bankası (BOJ) ve bazı EM merkez bankaları, para birimlerini desteklemek için dolar satmak durumunda kaldı. Bu dolar satışları doğrudan Hazine portföyünden finanse edildi.
Dallas Fed araştırmacılarının yaptığı çalışma, yabancı resmi sektörün NY Fed'de tuttuğu Hazine varlıklarının uzun vadeli faiz üzerindeki etkisini kantitatif olarak ortaya koyuyor. Warnock ve Warnock (2009) çerçevesinde inşa edilen hata-düzeltme modelleri, yabancı talepteki her 1 puanlık düşüşün 10 yıllık faizi 13-20 baz puan artırabileceğine işaret ediyor. Küçük görünen aylık salınımlar zaman içinde birikerek ABD'nin borçlanma maliyetini kalıcı biçimde yukarı çekiyor.
2. Rusya Yaptırımlarının Yarattığı Emsal Etkisi
Şubat 2022'de Batı'nın Rusya'nın yaklaşık 300 milyar dolarlık döviz rezervini dondurması, uluslararası finans tarihinin gördüğü en büyük egemen varlık müsaderelerinden birini teşkil etti. Bu hamle, özellikle Çin için bir "öğretici vakıa" işlevi gördü. Fed araştırmacılarının bulgularına göre, ABD finansal yaptırımlarına maruz kalan ülkeler sistematik olarak ABD'de tuttuğu Hazine varlıklarını azaltıp altın rezervlerini artırma eğiliminde. Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng, dolar egemenliğinin bir "silahlaştırma" riski barındırdığını açıkça ifade etti.
Jeopolitik katalizör: Rusya rezervlerinin dondurulması, rezerv yönetiminde küresel bir risk hesabını baştan yazmaya zorladı. Daha önce teknik bir portföy sorusu olan "ne kadar Hazine?" sorusu, artık egemen bir güvenlik sorusuna dönüştü. Moskova'dan çıkan ders Pekin'de sessizce okundu.
3. Çin'in Stratejik Çekilmesi
Çin, Nisan 2022'den itibaren NY Fed'de tuttuğu Hazine varlıklarını 1 trilyon doların altında seyrediyor. ABD Hazine verilerine göre Kasım 2025 itibarıyla Çin'in tutarı 682 milyar dolara geriledi; bu, 2008'den bu yana en düşük seviye. 2025 yılı boyunca Çin yaklaşık 71 milyar dolarlık net satış gerçekleştirdi.
Durumun tek boyutlu olmadığını vurgulamak gerekiyor. Çin'in NY Fed custody hesabındaki tutarı küçülüyor; ancak bu ülkenin Euroclear gibi başka saklama platformları aracılığıyla Hazine tutmaya devam ettiği görülüyor. J.P. Morgan piyasa analizi de Nisan 2025'teki satışların büyük bölümünün Çin'den değil, Japonya'dan, özellikle uzun vadeli Hazine tutan Japon özel yatırımcılardan geldiğini ortaya koyuyor. Söz konusu satışlar, 2025 gümrük savaşlarının tırmanmasıyla tam olarak örtüşüyordu.
4. Rezerv Çeşitlendirmesinin Yapısal Boyutu
Goldman Sachs Asset Management'ın analizi, doların küresel rezerv payının tarihsel zirvelerden gerilediğini ancak hâlâ yüzde 58 civarında seyrettiğini ortaya koyuyor. Gerçek anlamda bir kaçış değil, marjinal kaçış var. Bu ayrımı yapmak önemli: merkez bankaları Hazine satıyor, ama bu paranın büyük bölümü başka bir dolar varlığına (ajanlık bonosu, kısa vadeli T-Bill) ya da altına akıyor. Cornell Üniversitesi'nden Eswar Prasad'ın değerlendirmesi şu kritik noktayı vurguluyor: Hazinelere gerçek anlamda alternatif olabilecek bir varlık sınıfı henüz mevcut değil. Japon, Alman veya İngiliz devlet tahvilleri, Hazine piyasasının derin likiditesiyle rekabet edemiyor.
| Ülke / Kurum | Tutulan Varlık (Güncel) | Eğilim | Temel Güç |
|---|---|---|---|
| Japonya | ~1.1 trilyon $ | Dalgalı | BOJ politikası, yen kuru savunması |
| Çin | ~682 milyar $ | Satıcı | Jeopolitik, altın çeşitlendirmesi |
| İngiltere | ~807 milyar $ | Alıcı | Londra finansal merkezi, aracılık |
| BRICS toplam | Azalan | Satıcı | Ekim 2025'te 29 Mrd $ net satış |
Faiz Üzerindeki Etkisi: Yabancı Talep Neden Önemli?
ABD Hazinesi kronik bir açık veriyor. 2024 sonunda dolaşımdaki Hazine stoğu 28 trilyon dolara yaklaşmış durumda; bu rakam 2020'ye göre 7 trilyon dolar fazla. Bu stoğun dışarıdan alıcı bulması gerekiyor. Yabancı resmi talebin daralması, iki kanaldan faizi yukarı itiyor.
Birinci kanal doğrudan: daha az alıcı varsa Hazine daha yüksek getiri teklif etmek zorunda kalıyor. İkinci kanal beklenti yoluyla işliyor: "yabancılar Hazine satıyor" haberinin tek başına yarattığı güven bunalımı bile getiri eğrisini dikleştirebiliyor. Nisan 2025'te gümrük savaşlarının tırmanmasıyla eş zamanlı yaşanan Hazine satışları, bu ikinci kanalın canlı örneğini sunuyor. 10 yıllık getiri kısa sürede 4.25 yüzde bandına yaklaştı; dolar aynı anda güçlenmiyor, aksine değer kaybediyordu. Bu çapraz hareket, 1981'den bu yana görülmemiş bir anomali olarak kayıtlara geçti.
Akademik referans: Dallas Fed çalışması (Beltran vd., 2013 üzerine inşa edilmiş 2024 güncellemesi), yabancı resmi sektörün tuttuğu Hazine varlıkları oranındaki 1 puanlık düşüşün uzun vadeli faizi 13-20 baz puan arasında artırabileceğini tahmin ediyor. Sıfır alt sınırı dönemlerinde (ZLB) bu ilişkinin doğrusal kalmayıp yapısal bir kırılma gösterdiğine de dikkat çekiliyor.
Tartışmalı Noktalar: Gerçek Ne Kadar Dramatik?
Bu tablonun önemini küçümsemeden bazı nüansları kaydetmek şart. Her şeyden önce, Kongre Araştırma Servisi (CRS) verilerine göre 2023 ve 2024'te yabancı kurumların toplam ABD Hazine varlıkları aslında artmış. NY Fed saklama verisindeki düşüş, kısmen saklama platformu tercihlerindeki geçişi yansıtıyor olabilir. Japonya ve Çin satarken İngiltere'nin yükselmesi, Londra clearing kanalının büyüdüğüne işaret ediyor.
Öte yandan en büyük korkuya da değinmek gerekiyor: "Çin bütün Hazinelerini bir anda satarsa ne olur?" sorusu. Eswar Prasad başta olmak üzere piyasa ekonomistlerinin büyük çoğunluğu bu senaryonun uygulanamaz olduğunu savunuyor. Zira böyle bir hamle Çin'in elindeki portföyün değerini de ezer. "Tengnuo" olarak adlandırılan strateji, ince manevralar içeriyor; topyekün satış değil, kademeli bir incelme söz konusu.
2026 ve Ötesi: Yapısal Gerilim Sürüyor
Grafiğin 2026 başındaki seviyesi 2012'ye geri dönüş anlamına geliyor. Ama o tarihten bu yana Hazine piyasasının büyüklüğü katlandı. Göreli olarak, yabancı resmi sektörün payı çok daha fazla geriledi. Bu boşluğu kim dolduruyor? Amerikan haneleri, emeklilik fonları ve yabancı özel sektör. Bu yapı, faiz hassasiyetini artırıyor: resmi alıcılar fiyata daha az duyarlıyken özel alıcılar yüksek getiri talep ediyor.
2026'nın ilk çeyreğinde ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin sürmesi, Çin ve BRICS ülkelerinin bu satış eğilimini en azından kısa vadede devam ettireceğine işaret ediyor. Altın rezerv alımları 14 ay üst üste artış kaydetmiş durumda. Bununla birlikte, doların gerçek anlamda bir alternatifi ortaya çıkmadan bu çekilme kademeli kalmaya mahkum.
Değerlendirme
NY Fed custody verisi, küresel dolar sisteminin altındaki zemin kaymasını gözlemlemek için en net pencerelerden biri. 2021'den 2026'ya uzanan yaklaşık 400-450 milyar dolarlık erozyon, salt bir portföy optimizasyonu değil; faiz döngüsü, jeopolitik hesap değişimleri ve yapısal rezerv çeşitlendirmesinin bileşik ürünü. Yabancı resmi talebin yerine geçen alıcı tabanı daha fiyat duyarlı, dolayısıyla ABD'nin marjinal borçlanma maliyeti yapısal bir baskı altında. Bu durum, uzun vadeli faizlerin "neden düşmüyor?" sorusunun yanıtının ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürecek.

Yorumlar
Yorum Gönder